Akseki Ormanları
AKSEKİ ORMANLARI
AKSEKİ ORMANLARI
Akseki çevresinde bulunan ormanlık alanlar, dünyanın korunmada öncelikli ekolojik bölgelerinden (Küresel 200 Eko-Bölge) biri olan Akdeniz ormanlarına dahildir. Bölge genel olarak, Akseki ve İbradı havzaları olmak üzere iki ana bölüme ayrılır. Akseki havzasında Ürküten Dağı, Şerif Dağı, Esereyrek Dağı ve Gidengelmez Dağları yer alırken, İbradı havzası da Üzümdere'nin kuzey batısından Kıraç Dağı, Lök Dağı, Pınarcık Dağı'na uzanır. Bu dağlar İbradı'nın güney batısında da sürer. Bölge yüzyıllardır yüksek karstik duvarların ve derin vadilerin ardında gözden uzak kalmış ormanlarıyla, hem eteklerinde onlarca soğanlı bitki türünü barındırır, hem de yaban hayvanları için sessiz bir yaşam ortamı sağlar.
Ormanlar
Akseki ormanları biyolojik çeşitlilik değerlendirmelerinde kullanılan olgunluk, bütünlük gibi kriterler göz önüne alındığında oldukça yüksek bir değere sahiptir. Yağış miktarının fazlalığı da bölgenin ağaç türleri açısından çok çeşitli olmasına yol açmıştır. İğne yapraklılardan, kokar ardıç (juniperus foetidissima), boylu ardıç (juniperus excelsa), andız (juniperus drupaceae), katran ardıcı (juniperus oxycedrus), Toros sediri (cedrus libani), Toros göknarı (abies cilicica subsp. isaurica), Anadolu karaçamı (pinus nigra subsp. pallasiana), kızılçam (pinus brutia); geniş yapraklılardan, kayacık (ostyra carpinifolia), Fransız akçaağacı (acer monspessulanum), çınar yapraklı akçaağaç (acer platanoides), Türk meşesi (quercus cerris), Lübnan meşesi (quercus libani), saplı meşe (quercus robur), küçük yapraklı karaağaç (ulmus minor), sivri meyveli dişbudak (fraxinus ornus), titrek kavak (populus tremula) bölgede yaygın olarak görülen türlerdir.
Otsu Bitkiler
Ormanların karakteristik seyrek dokusu, kayalık yamaçlar ve orman içi açıklıklar, otsu bitkiler açısından da önemli bir zenginliğe olanak tanımaktadır. Bozkıra geçiş kuşağına yakın olması nedeniyle bu dağlarda görülen İran-Turan floristik elementleri ve soğanlı bitkiler, bölge florasını biyolojik çeşitlilik açısından önemli kılar. Soğanlı bitki zenginliğiyle Gembos Ovası uzun yıllardır botanikçilerin ve doğa korumacıların dikkatini çekmektedir.
Yaşlı ormanlar, kuşlar açısından da uygun yaşam alanları yaratmaktadır. Bunun en önemli nedeni, bu ormanların çok katmanlı yapısı sayesinde farklı kuş türlerine ve onlara besin olabilecek böceklere yaşam olanağı sağlamasıdır. Ormanın seyrek yapısı nedeniyle ortaya çıkan açık alanlar da kuşlar tarafından tercih edilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, özellikle ardıç ormanları önemli bir biyolojik çeşitlilik öğesi olarak öne çıkmaktadır.
KuÅŸlar
Orman toygarı (lullula arborea), kızılkuyruk (phoenicurus poenicurus), ökse ardıcı (turdus viscivorus), karaboğazlı ötleğen (sylvia ruppelli), boz söğütbülbülü (phylloscopus bonelli), çalıkuşu (regulus regulus), uzunkuyruklu baştankara (aegithalos caudatus), akyanaklı baştankara (parus lugubris), çam baştankarası (parus ater), Anadolu sıvacısı (sitta kruperi), sıvacıkuşu (sitta europea), bahçe tırmaşıkkuşu (certhia brachydactyla), maskeli örümcekkuşu (lanius nubicus), alakarga (garrulus glandarius), kuzgun (corvus corax), ispinoz (fringilla coelebs), kara iskete (serinus pussilus), küçük iskete (serinus serinus), ve çaprazgaga (loxia curvirostra) bölgede yaşadıkları ve üredikleri bilinen ötücü kuşlardandır. Bunların dışında bölgedeki ormanlarda yuva yapan yırtıcı kuşlardan atmaca (accipiter nisus), şahin (buteo buteo), küçük kartal (hieraaetus pennatus) ve delice doğan (falco subbuteo) orman eko-sisteminin sürekliliği açısından oldukça büyük öneme sahiptir. Barındırdığı bu kuş türleriyle Akseki ormanları ÖKA potansiyelindedir.
Memeli Hayvanlar
Bütünlüğü bozulmamış ormanları ve kayalık yamaçlarıyla bölge, yaban hayatı açısından da önemlidir. Her ne kadar avcılık baskısı yüzünden belli oranda bozulmuş olsa da, arazinin sarplığı yaban hayvanlarının barınması için uygun koşulları sağlamaktadır. Bölge sınırları içerisinde Gidengelmez ve Üzümdere olmak üzere iki adet Yaban Hayatı Koruma Sahası vardır. Yaban hayatı açısından ilk akla gelen tür yaban keçisidir (capra aegagrus). Bunun yanı sıra ulu geyik (cervus elaphus), boz ayı (ursus arctos), kurt (canis lupus), vaşak (lynx lynx), tilki (vulpes vulpes), çakal (canis aureus), su samuru (lutra lutra), yaban kedisi (felis silvestris), yaban domuzu (sus scrofa) bölgede bulunan önemli memeli hayvanlardır. Akdeniz’e endemik bir memeli türü olan dağ uyuruna (dryomys laniger) da burada rastlanır.
Genetik DeÄŸerler
Üzümdere Havzası'ndaki kızılçam ormanları, Cevizli kızılçam tohum meşçeresi, Akseki Toros köknarı tohum meşçeresi, İbradı meşe gen koruma ormanı, bölgenin bu türler için önemli bir yaşam alanı olduğunu göstermekte ve bölgedeki ağaçların genetik çeşitlilik açısından taşıdığı önemi de ortaya koymaktadır.
Neden Korunmalı?
Akseki bölgesinde, ormanları odun üretimi için yoğun kullanımı, soğanlı bitkilerin toplanması, yaylalardaki aşırı otlatma ve kontrolsüz avcılık gibi etkinlikler nadir doğal türleri ve yaşam alanlarını tehdit etmektedir. Özellikle, kardelen (galanthus elwesii), akonit (eranthis hyemalis), kekik (thymus spicata), yabani orkide (orchis sp.), adaçayı (salvia sp.), sümbül (muscari sp.) gibi bitkilerin popülasyonları aşırı toplanma yüzünden tehdit altındadır.
Akseki çevresinde yer alan ve hepimizin ortak mirası olan bu değerlerin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetiminin sağlanması, bir doğa koruma alanının belirlenmesiyle güvence altına alınabilir.
Yeryüzü şekillerini, güney batıdan gelen nemli rüzgarlara açık Geyik Dağları karakterize eder.
Olgun ve az bozulmuş bir orman dokusuna sahip olması, orman habitatları, odunsu türler, soğanlı bitkiler ve yaban hayatı açısından zengin bir alan olması, bitki endemizm merkezlerinden birinin üzerinde bulunması ve uluslararası öneme sahip karstik bir sisteme sahip olması, havzanın biyolojik çeşitlilik bakımından temel özelliklerini oluşturur.
Havzada özellikle yükseltinin değişmesine bağlı olarak dere, maki, orman, step, kaya ve hareketli kaya vejetasyonu tipleri vardır. Ancak vejetasyon tiplerini her zaman kesin çizgilerle birbirinden ayırmak mümkün değildir. En yaygın vejetasyon tipi ormandır. Akdeniz ile İç Anadolu arasındaki geçiş bölgesinde yer alan ve her iki flora bölgesinin de özelliklerini taşıyan İbradı ve çevresi, kızılçam ormanlarından sedire, ardıç ormanlarından yüksek sub-alpin çayırlıklara kadar birçok farklı eko-sistemi barındırır. Bölge yüksek karstik duvarların ve derin vadilerin ardında yüzyıllardır gözden uzak kalmış ormanlarıyla, hem eteklerinde çok sayıda tıbbi ve aromatik bitki türünü barındırır, hem de yaban hayvanları için uygun bir yaşam ortamı sağlar. Alanın büyük bir kısmı sarp kayalıklarla kaplı ve çok engebeli yüzeysel kayaçlarla örtülüdür. Bu nedenle havzada kaya vejetasyonu da yaygındır. Topoğrafik yapının oldukça engebeli olması, iyi gelişmiş dolin, polye, düden, obruk gibi karstik yapıların varlığı, farklı ana kaya ve vejetasyon tipleri gibi faktörler bölgenin floristik kompozisyonunu, ilginçliğini ve zenginliğini etkilemektedir.
Havzada zengin bir yapıda olan maki formasyonu içinde bulunan kermes meşesi (quercus coccifera), phlomis grandiflora, akçakesme (phillyrea latifolia), tespih (styrax officinalis), pembe çiçekli laden (cistus creticus), fontanesia philliriaeroides, menengiç (pistacia terebinthus) ve erguvan (cercis siliquastrum) gibi çalı türlerine geniş alanlarda ve orman içinde rastlamak mümkündür.
Ormanların karakteristik seyrek dokusu, kayalık yamaçlar ve orman içi açıklıklar, otsu bitkiler açısından da önemli bir zenginliğe imkan vermektedir. Bozkır kuşağına yakın olması nedeniyle bu dağlarda görülen İran-Turan floristik elementleri ve soğanlı bitkiler, bölge florasını biyolojik çeşitlilik açısından önemli kılar. İbradı-Akseki havzası içinde yer alan Kızıldağ önemli bir bitki alanıdır.
Soğanlı, tıbbi ve aromatik bitkiler (kardelen, orkide türleri, adaçayı gibi) açısından taşıdığı zenginlikle Gembos Yaylası uzun yıllardır botanikçiler ve doğa korumacıların dikkatini çekmektedir. Gembos Yaylası kardelen (galanthus elwesii), yoğurt çiçeği (anemone blanda), sarı kokulu (eranthis hyemalis), yer somunu (cyclamen cilicicum), sarı çiğdem (crocus chrysanthus), endemik İbradı çiğdemi (crocus biflorus ssp. isauricus), scilla bifolia, acı çiğdem (colchium szovitsii), endemik hyacinthella heldreichii, muscari bourgaei, ornithogalum spp., corydalis solida ve diğer geofitlerin bir arada yetiştiği bitkiler açısından son derece önemli bir alandır. Yaylanın etrafı kalker kayalıklarla kaplıdır. Kaya çatlaklarında bol kardelenin bulunduğu alan, Toros köknarı ormanıyla kaplıdır.
Yıllardır CITES Flora Bilimsel Kurul üyeleri ve Doğal Çiçek Soğanları Danışma Kurulu ve Teknik Komitesi aracılığıyla, Gembos Yaylası'nın Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından Tabiatı Koruma Alanı olarak koruma altına alınması teklifinde bulunulmaktadır. Bu teklifler üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 2000 yılından beri yaylaya koruma statüsü kazandırılmasına çalışmaktadır.
Yaşlı ormanlar, kuşlar açısından da uygun yaşam alanları yaratmaktadır. Bunun en önemli nedeni, çok katmanlı yapısıyla ormanların farklı türdeki kuş türlerine ve bunların besini olabilecek böceklere yaşama olanağı sağlamasıdır. Ormanın seyrek yapısı nedeniyle ortaya çıkan açık alanlar da kuşlar tarafından tercih edilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde özellikle ardıç ormanları, önemli bir biyolojik çeşitlilik öğesi olarak öne çıkmaktadır.
Havzanın korunması için ilgili kurum ve kuruluşların, STK’ların, uzmanların ve yerel yöneticilerin katıldığı bir oturumda aşağıdaki öneriler getirilmiştir:
1- Akseki havzasının zengin biyolojik çeşitliliğe sahip bölümleri, peyzaj güzellikleri, ilginç mağaraları, kültür varlıkları ve yaban hayatı özelliklerinin 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında korunmaya alınması, doğal ve kültürel kaynakların gelecek nesillere aktarılması yönüyle önemlidir.
2- Yapılan etüt çalışmaları sonucunda Çimi Yaylası, İlvat Gölü ve çevresi, Salamut Yaylası, Gembos Yaylası, Bağırcak Mağarası, Çamlık ve Kuyucak Mağaraları ve çevresi, Darboğazdere Havzası, Üzümdere ve Gidengelmez Dağları ekolojik özellikleri nedeniyle ön plana çıkmaktadır. Buraların koruma altına alınarak sürdürülebilir kullanımının sağlanması gerekmektedir.
3- Havzada belirlenen kaynak değerlerin ayrı ayrı değil, bir bütün olarak korunmaya alınması ve farklı kullanımların önceden hazırlanacak taslak gelişme planında tanımlanması gerekmektedir.
4- Koruma alanının sınırları ve statüsü belirlenirken yörede yaşayan halkın koruma bilinç düzeyi dikkate alınmalı, ilan ve tescilden önce yerel halkın, sivil toplum ve kamu kuruluşlarının sürece katılımları sağlanmalıdır.
5- Mülkiyet durumu en önemli kısıtlayıcılardan biri olduğundan, korunmaya alınacak alanın sınırları belirlenmeden önce kadastro çalışmaları bitirilmelidir. Yöre halkının bilinçlendirilmesi ve alternatif gelir kaynakları yaratılması çalışmaları yapılmalı, ilgili diğer resmi kurumlar, sivil toplum örgütleriyle özel sektör, yörenin sosyo-ekonomik olarak sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunacak projeler geliştirmesi yönünde teşvik edilmelidir.
6- Havzanın korunmasına yönelik olarak yapılacak çalışmaların tek elden yürütülmesi, ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyonun sağlanması için Çevre ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde bir komite oluşturulmalıdır.
Akseki çevresinde yer alan ve hepimizin ortak mirası olan bu değerlerin korunması ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetiminin sağlanması, yeni doğa koruma alanlarıyla güvence altına alınabilir.
Â
Neden Akseki-İbradı?  Yağış miktarının fazlalığı da bölgenin ağaç türleri açısından çok çeşitli olmasına yol açmıştır. İğne yapraklılardan, kokar ardıç (Juniperus foetidissima), boylu ardıç (Juniperus excelsa), andız (Juniperus drupaceae), katran ardıcı (Juniperus oxycedrus), Toros sediri (Cedrus libani), Toros göknarı (Abies cilicica subsp. isaurica), Anadolu karaçamı (Pinus nigra subsp. pallasiana), kızılçam (Pinus brutia); geniş yapraklılardan, kayacık (Ostyra carpinifolia), Fransız akçaağacı (Acer monspessulanum), çınar yapraklı akçaağaç (Acer platanoides), Türk meşesi (Quercus cerris), Lübnan meşesi (Quercus libani), saplı meşe (Quercus robur), küçük yapraklı karaağaç (Ulmus minor), sivri meyveli dişbudak (Fraxinus ornus), titrek kavak (Populus tremula) bölgede yaygın olarak görülebilen türlerdir.Akseki-İbradı Ormanları.
İbradı-Akseki çevresinde bulunan ormanlık alanlar, Dünya'nın korunmada öncelikli ekolojik bölgelerinden (Küresel 200 Eko-Bölge) biri olan "Akdeniz Ormanları"na dahildir. Bölge genel olarak, Akseki ve İbradı Havzaları olmak üzere iki ana bölüme ayrılır. Akseki Havzası'nda; Ürküten Dağı, Şerif Dağı, Esereyrek Dağı ve Gidengelmez Dağları yer alırken, İbradı Havzası da Üzümdere'nin kuzeybatısından Kıraç Dağı, Lök Dağı, Pınarcık Dağı'na uzanır. Bu dağlar İbradı'nın güneybatısında da sürer. Bölge, yüzyıllardır yüksek karstik duvarların ve derin vadilerin ardında gözden uzak kalmış ormanlarıyla, hem eteklerinde onlarca soğanlı bitki türünü barındırır, hem de yaban hayvanları için sessiz bir yaşam ortamı sağlar.
Ormanlar
Bu ormanlar, biyolojik çeşitlilik değerlendirmelerinde kullanılan "olgunluk", "bütünlük" gibi kriterler göz önüne alındığında oldukça yüksek bir değere sahiptir.
Otsu Bitkiler
Ormanların karakteristik seyrek dokusu, kayalık yamaçlar ve orman içi açıklıklar, otsu bitkiler açısından da önemli bir zenginliğe olanak tanımaktadır. Bozkıra geçiş kuşağına yakın olması nedeniyle bu dağlarda görülen İran-Turan floristik elementleri ve soğanlı bitkiler, bölge florasını biyolojik çeşitlilik açısından önemli kılar. Soğanlı bitki zenginliğiyle Gembos Ovası uzun yıllardır botanikçilerin ve doğa korumacıların dikkatini çekmektedir.
Yaşlı ormanlar, kuşlar açısından da uygun yaşam alanları yaratmaktadır. Bunun en önemli nedeni, bu ormanların çok katmanlı yapısı sayesinde farklı kuş türlerine ve onlara besin olabilecek böceklere yaşam olanağı sağlamasıdır. Ormanın seyrek yapısı nedeniyle ortaya çıkan açık alanlar da kuşlar tarafından tercih edilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, özellikle ardıç ormanları önemli bir biyolojik çeşitlilik öğesi olarak öne çıkmaktadır.
KuÅŸlar
Orman toygarı (Lullula arborea), kızılkuyruk (Phoenicurus poenicurus), ökse ardıcı (Turdus viscivorus), karaboğazlı ötleğen (Sylvia ruppelli), boz söğütbülbülü (Phylloscopus bonelli), çalıkuşu (Regulus regulus), uzunkuyruklu baştankara (Aegithalos caudatus), akyanaklı baştankara (Parus lugubris), çam baştankarası (Parus ater), Anadolu sıvacısı (Sitta kruperi), sıvacıkuşu (Sitta europea), bahçe tırmaşıkkuşu (Certhia brachydactyla), maskeli örümcekkuşu (Lanius nubicus), alakarga (Garrulus glandarius), kuzgun (Corvus corax), ispinoz (Fringilla coelebs), kara iskete (Serinus pussilus), küçük iskete (Serinus serinus), ve çaprazgaga (Loxia curvirostra) bölgede yaşadıkları ve üredikleri bilinen ötücü kuşlardandır. Bunların dışında, bölgedeki ormanlarda yuva yapan yırtıcı kuşlardan atmaca (Accipiter nisus), şahin (Buteo buteo), küçük kartal (Hieraaetus pennatus) ve delice doğan (Falco subbuteo) orman ekosisteminin sürekliliği açısından oldukça büyük öneme sahiptir.
Memeli Hayvanlar
Bütünlüğü bozulmamış ormanları ve kayalık yamaçlarıyla bölge, yaban hayatı açısından da önemlidir. Her ne kadar avcılık baskısı yüzünden belli oranda bozulmuş olsa da, arazinin sarplığı yaban hayvanlarının barınması için uygun koşulları sağlamaktadır. Yaban hayatı açısından ilk akla gelen tür yaban keçisidir (Capra aegagrus). Bunun yanı sıra, boz ayı (Ursus arctos), kurt (Canis lupus), vaşak (Lynx lynx), susamuru (Lutra lutra) bölgede bulunan önemli memeli hayvanlardır. Endemik bir hayvan olan dağ uyuruna (Dryomys laniger) da burada rastlamak olanaklıdır.
Genetik DeÄŸerler
Üzümdere Havzası'ndaki kızılçam ormanları, Cevizli kızılçam tohum meşçeresi, Akseki Toros göknarı tohum meşçeresi, İbradı Meşe Gen Koruma Ormanı, bölgenin bu türler için önemli bir yaşam alanı olduğunu göstermekte ve bölgedeki ağaçların genetik çeşitlilik açısından taşıdığı önemi de ortaya koymaktadır.
Neden Korunmalı?
İbradı-Akseki bölgesinde, ormanları odun üretimi için yoğun kullanımı, soğanlı bitkilerin toplanması, aşırı otlatma ve kontrolsüz avcılık gibi etkinlikler nadir doğal türleri ve yaşam alanlarını tehdit etmektedir. Özellikle, kardelen (Galanthus elwesii), akonit (Eranthis hyemalis), kekik (Thymus spicata), yabani orkide (Orchis sp.), adaçayı (Salvia sp.), sümbül (Muscari sp.) gibi bitkilerin popülasyonları aşırı toplanma yüzünden tehdit altındadır.
İbradı ve Akseki çevresinde yer alan ve hepimizin ortak mirası olan bu değerlerin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetiminin sağlanması bir doğa koruma alanının belirlenmesiyle güvence altına alınabilir. (alıntıdır)






















































